ZONGULDAK
MART 2008
28.03.2008

YAŞLILARA SAYGI

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
وَمَنْ نُعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِي الْخَلْقِ أَفَلَا يَعْقِلُون

Yasin 36/68

Değerli Müminler!
Yüce dinimiz İslam, insana hizmeti temel gaye edinmiştir. Zira insan, Cenab-ı Hakk’ın yeryüzünde diğer canlılardan üstün tutup, yarattığı en değerli varlıktır. Allah, yeryüzündeki bütün varlık ve nimetleri insanın hizmet ve istifadesine sunmuştur.  Bu çerçevede insana saygı ve hürmet dinimizin emri, ahlaki değerlerimizin de temel taşıdır.
Sevgi, saygı ve merhamet Yüce Rabbimizin insana bahşettiği temel insanî duygulardandır. İnsan ancak bu yüce duyguları elde edip muhafaza ettiği ölçüde mutlu olabilir. Bu duyguların olmadığı yerde hüzün, keder ve acı vardır. Çünkü bizler; İman etmedikçe Cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de olgun mümin olamazsınız”(1), “Müminler, birbirini sevmede, birbirine acımada ve birbirine şefkat göstermede tek vücut gibidir. Vücudun bir uzvu rahatsız olunca diğer uzuvları da ona ortak olur.”(2)buyuran bir peygamberin ümmetiyiz.
       Değerli Müminler!
Çocukluktan gençliğe, gençlikten yetişkinliğe ve neticede yaşlılığa doğru sürüp giden bu yolculuğu anlatırken yüce Allah, insanın yaşadığı değişimi şöyle ifade ediyor:… "Kime uzun ömür verirsek,  onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz, (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi?``(3) Görüldüğü gibi ayette, yaşlılığın bu dünyadaki geçici hayatın kaçınılmaz bir gerçeği olduğu açıkça ifade edilmektedir. Dolayısıyla ilahi kanun gereği, her dönemin insanı, zamanla yerini bir sonraki dönemin insanına terk ediyor. 
Yaşlılık döneminde insan, hayatın kazandırdığı tecrübelerle yüklüdür, ancak bedenen ve ruhen yorulmuş olabilir. Bu dönemde insanlar ruhen daha hassas olmakta; ilgi ve desteğe daha çok ihtiyaç duymaktadırlar. Bu bakımdan yaşlılar ve büyükler yalnızlığa terk edilmemeli, sık sık ziyaret edilip gönülleri alınmalı, onlara gereken saygı ve sevgi gösterilmelidir.
Başta anne ve babalarımız olmak üzere yaşı bizden büyük olan tanıdığımız veya tanımadığımız bütün büyüklerimize karşı saygı ve hürmet göstermek, düşeni kaldırmak, hastaları ziyaret etmek, açları doyurmak, açıktakileri barındırmak,

 


dul ve yetimlerin elinden tutmak, yolunu kaybedenlere yol göstermek, büyüklere saygılı olmak her müslümanın dini, milli ve insani bir görevidir. Nitekim sevgili peygamberimiz “Küçüklerine merhamet etmeyen, büyüklerine saygı göstermeyen bizden değildir”(4)  buyurmuşlardır.
       Kıymetli Müslümanlar!
Dünya hayatı geçicidir. Bugünün gençleri, yarının büyükleri olacak, bugün gücü kuvveti yerinde olan, tuttuğunu koparan insanlardan bir kısmı belki ihtiyarlamadan dünya hayatına veda edecek, bir kısmı da ihtiyarlayıp gücünü, kuvvetini kaybedecektir. Bu hayatın değişmez bir gerçeğidir ve asla değişmez. Bu itibarla belirli bir yaşa ulaşmış insanlara maddî ve manevî destek vermemiz gerekir. Dinimize göre genç bir insan yaşlılara, gençliğinde hizmet ederse, Yüce Allah da yaşlılığında ona hürmet edecek kimseler nasip eder. Peygamber Efendimiz  bu konuda şöyle buyuruyor: Bir kimse Müslüman kardeşinin ihtiyacını yerine getirirse; Allah da ona yardım eder. Bir kimse Müslüman kardeşinin sıkıntısını giderirse; Allah da ona mukabil onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir..”(5)
Aziz Cemaat!
Büyüklere saygı ve hürmet bir eğitim ve kültür işidir. Bizlere düşen görev, yüce Allah’ın emrettiği, peygamberimizin tavsiye buyurduğu şekilde hareket ederek,  yaşlılara karşı sevgi, saygı ve hürmette kusur etmemektir. Kendimizi onların yerine koyarak, onları anlamaya, hislerini paylaşmaya çalışalım. Toplu taşıma araçlarında, bir iş veya alışveriş maksadıyla sıraya girildiğinde yaşlılara öncelik verelim. Elinde ağır bir yük taşıyan, yada yürümekte zorlanan yaşlılarımıza yardımcı olalım. Büyüklerimizle konuşurken  söz ve davranışlarımızla, kullandığımız hitaplarla onları asla incitmeyelim.
Unutmayalım ki, bugünün yaşlıları dünün gençleriydi, bugünün gençleri de yarının yaşlıları olacaktır. Öyleyse Peygamber Efendimizin şu ikazını ömür boyu hatırımızdan çıkarmayalım: “Allah’ın yarattıklarına merhamet ediniz ki, Allah da size merhamet etsin..”(6)

Sefer ALİBABAOĞLU

Helvacılar Köyü Ahmetbaşoğlu Mah.Camii İ.H 
 Çaycuma ZONGULDAK


1- Müslim, îman 93-94
2- Buhari, Edeb, 64.
3- Yasin, 36/68.
4- Tirmizî, Birr, 15; Ebu Dâvûd, Edeb, 66.
5- Buhari, Mezalim, 3; Müslim, Birr, 58.
6- Tirmizi, Birr, 66.