ZONGULDAK
EYLÜL 2008
26.09.2008

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

Kadir/1-5

KADİR GECESİ

Muhterem Müslümanlar!
Rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazan’ın son günleri içerisinde bulunuyoruz. Bir yandan pek çok hayır ve bereketi bünyesinde barındıran, manevî haz ve vecdin doruğa ulaştığı Ramazan ayının son günlerine yaklaşmanın hüznünü taşırken, bir yandan da bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesine kavuşuyor olmanın sevinç ve heyecanı içerisindeyiz. Bu akşam inşâallah Kadir Gecesini idrâk etmenin mutluluğunu yaşayacağız.

Kadir gecesi; Yüce Yaratan’ın insanlığa kurtuluş çağrısı olan Kur’an’ın indirilmeye başlandığı, esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği bir kutlu gecedir.

Bu öyle bir gecedir ki, o geceden itibaren küfür ve dalalet bulutları dağılmaya, hidayet güneşi doğmaya başlamış, bin aydan hayırlı olduğu bizzat Cenab-ı Hak tarafından haber verilmiştir: “Şüphesiz, biz onu (Kur’an-ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”(1)

Aziz Mü’minler!
Kur'ân-ı Kerîm'in nazil oluşu ve Peygamberimizin insanlığa son peygamber olarak gönderilmesi, dünya tarihinin en önemli hadisesidir.

 

Değeri Kur’an’a dayanan bu gecenin en güzel şekilde değerlendirilmesi, ancak Kur’an’a yönelmekle ve onun eşsiz mesajını anlamakla olacaktır. Çünkü Kur’an sonsuz bir hazinedir. Onun, insanlığın ufkunda bir ışık gibi yanan meş’alesi her dönemde insanlığı aydınlatmaya devam edecek, taşıdığı değer ve anlamlar, getirdiği ahlâk ve erdem ilkeleri hep taze ve yeni kalacak, yaptığı davet kıyamete kadar sürecektir.

Muhterem Müslümanlar!

Bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen, dolayısıyla yaklaşık 80 küsur yıllık bir insan ömrüne bedel olan bu geceden gerektiği şekilde istifade etmeliyiz.
Bu gece, özümüze dönerek gaflet içinde geçen günlerimizi sorgulama, unutarak ve bilmeyerek işlediğimiz hatalara tövbe edip bağışlanma dileme, kendimizi ve irademizi yenileme zamanıdır. İşlediğimiz günahlardan pişmanlık duyarak bunları bir daha işlememeye söz vermeliyiz. Kendimiz, ailemiz ve milletimiz için dua etmeliyiz.
Sevgili Peygamberimiz (a.s.) bu mübarek gece ile ilgili olarak; “Kim inanarak ve sevabını Yüce Allah’tan umarak Kadir Gecesi’ni ihya ederse onun geçmiş günahları bağışlanır”(2)  buyurmuş ve bu gece; “Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet”(3) diye dua etmemizi tavsiye etmiştir.

Değerli Kardeşlerim!
Bu gece de, geçen hayatımızın Kur’an ve Sünnet’e uygun olup olmadığının muhasebesini yapmalıyız.
Dargınlık, kırgınlık, kin ve nefretin yerine sevgi, saygı, hoşgörü, dostluk ve kardeşliği hâkim kılmalıyız.
Yetimlerin, kimsesizlerin, fakir ve muhtaçların yüzünü güldürmeli, onlara yardım elimizi uzatmalıyız.
Kandiller zincirinin son halkası olan Mübarek Kadir Gecenizi tebrik ederek, hayırlara vesile kılmasını Cenab-ı Hakk'dan niyaz ederim.

1- Kadir, 1-5.
2- Tecrid-i Sarih C.1, S. 45
3- Sünen-i Tirmizi Terc. C.2, S.78

Adem ÇELİK
Kozlu Duyar Camii İmam-Hatibi / ZONGULDAK