ZONGULDAK 25 OCAK 2008   -   MUHARREM AYI VE AŞURA

وَالْفَجْرِ
وَلَيَالٍ عَشْرٍ
Fecr:1-2

Muhterem Müslümanlar
Muharrem ayı, hicri/kameri takvimin ilk ayıdır. İslam tarihinde başta hicret olmak üzere bir çok önemli olay bu ayda meydana geldiğinden Muharrem ayının, dini ve tarihi yönden her zaman önemli ve özel bir yeri vardır.Bu ayda ve hususiyle aşure günüde meydana geldiği rivayet edilen olaylardan bazıları şunlardır: Hz Adem (a.s),Cennetten yeryüzüne gönderilmiştir. Hz Adem’in tövbesi kabul edilmiştir. Nuh (a.s)’ın gemisi, tufandan sonra Cudi dağına oturmuştur. Hz Musa ve İsrailoğulları, Firavun zulmünden kurtulmuşlardır. Yunus (a.s), balığın karnından kurtulmuştur. Hz Musa ve Hz İsa’nın aşure gününde doğduğu rivayet edilir. Mekke’den Medine’ye hicret bu ayda olmuştur. Kerbela faciası, aşure günü meydana gelmiştir. Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz. Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.[1]

Hz Musa’nın doğum günü oluşu sebebiyle Yahudiler, aşure günü oruç tutarlardı. Peygamberimiz (s.a.s),Yahudilere, “Biz Hz Musa’ya sizden daha yakınız” demiş Peygamberimiz de aşure günü bir gün öncesi ve sonrasında iki yada üç gün oruç tutmuş ve tutulmasını tavsiye etmişlerdir.[2]Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."[3] Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.
       
Aziz cemaat!

Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken,  hunharca şehit edilmiştir. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir. Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kaderin hükmüne boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür.

 

Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin inancına aykırıdır. Tarihte yaşanmış ve geri dönüşü olmayan böyle acı olayları tasvip etmek mümkün değildir. Ancak, bunları hatırlamak, ders almak gerekir. Bu olay, bütün Müslümanları derinden sarsan ve kederlendiren acı bir tecrübedir. Bu ve benzeri olaylar karşısında, sağduyulu hareket ederek Allah ve Peygamber sevgisi etrafında kenetlenmeliyiz. Hz. Peygamberi, O'nun aile fertlerini ve ashabını sevmek hepimizin müşterek heyecanı olmalıdır. İyi bilelim ki, huzurlu bir toplum halinde yaşayabilmek, Yüce Dinimizin bize öğrettiği karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı kardeşliği, birlik ve beraberliği korumakla mümkündür.
           
Değerli Mü’minler!
"Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”[4].
 hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir. Bu hadisin açıklamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir. Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan,aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır. Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine,
akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.

Hutbemi peygamberimizin bir hadisi ile bitiriyorum."Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o,Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve yine o günde başka bir kavmi de affetmiş olabilir" buyurdular.[5]

Ercan DAŞ
Gürbüzler Köyü Kur’an Kursu
Fahri Öğreticisi /  DEVREK

[1] Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.
[2] Buhari,Savm,69 
[3] et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116. 
[4] İbni Mâce. Siyam: 43
[5]  Tîrmizî. Savm: 40.