ZONGULDAK
ŞUBAT  2008
22.02.2008

TOPLUMSAL DAYANIŞMA VE DİN KARDEŞLİĞİ


Muhterem Müslümanlar,
Yüce Rabbimiz değerli kitabında inanan müminleri kardeş  ilan ederek şöyle buyurmaktadır. “Mü'minler ancak kardeştirler.”1
Müslümanlar arasında kurulan bu kardeşlik bağı diğer tüm dünyevi bağların üstündedir. Bu kardeşlik bağı bizlere  ciddi sorumluluklar yüklemektedir.

Değerli Kardeşlerim,

    Kardeşlik , kardeşini  Yaratan'ın bakışıyla sevmektir.Kardeşlik, yalnızca aynı sevgiyi paylaşmak değil; sevgiyi onurlandırmaktır. Yağmurun getirdiği rahmet gibi  birbirine rahmet olmaktır. Kardeşlik, elinde vereceğin bir şeyin kalmasa da gönül alıcı bir söz söylemek, bir tebessümle  kardeşinin hüznünü dağıtabilmektir.

Değerli Kardeşlerim,
Kardeş kardeşi  davet ettiğinde davetine icabet eder,selam verdiğinde karşılık verir, üzüntüsüne de sevincine de ortak olur.Dili döndüğünce kardeşine nasihat eder, iyiliği emreder , kötülükten sakındırır., iyiliği abartmaz eksiğini de kırmadan gösterir. Müslümanlar arasında gerçekleşen bu kardeşlik öyle bir nimettir ki, islamdan başka hiçbir  dinde bir örneği daha bulunmamaktadır.

Muhterem  Kardeşlerim!

   Ayet ve  hadislerle sabit olan bu dindeki kardeşlik prensibinin sadece lafta kalmasının bir manası yoktur. Bizler , bugünün Müslümanları olarak , kardeşliğin bütün gereklerini ashab-ı kiramın yerine getirdiği gibi yerine getirebilirsek, o kardeşliğin bir değer ve kıymeti olur.

Hz. Peygamberin ashabının  kendi aralarındaki kardeşlik uygulamaları o kadar güzeldi ki, ilahi vahiy , o güzel kardeşlik ve dayanışma örneklerini  Kur’an sayfalarında ebedileştirmiş ve şöyle ifade buyurmuştu: "Onlardan (Muhacirlerden)  önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleşmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç  içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlarkurtuluşa erenlerin ta kendileridir. "
İşte sahabenin muhacir ve ensarı ile ortaya koyduğu bu sosyal dayanışma  ve kardeşlik örneği , onları , insanlığın şahid olamadığı ve olamıyacağı  altın bir nesil olma şerefine ulaştırmıştı.Onları böyle yıldızlaştıran değerler manzumesi, halen yaşamaktadır ve aynıyla bu gün elimizde mevcuttur. Önemli olan o değerlere sahip çıkmaktır. 
Muhterem Kardeşlerim,
Nefislerimize uyarak ve acele ederek,  düşmanlarımıza bile sergilemediğimiz tavırları inanan kardeşlerimize reva görmeyelim.Kardeşler arasında çıkan kavgaların İslam coğrafyasını ne hale getirdiğini acı örnekleriyle hep beraber görüyoruz.Kardeşliğimizin kadr-ü kıymetini  bilelim.
Birbirimiz hakkında kötü zan beslemeyelim. Birbirimiz hakkında acele karar vermeyelim. Dinimizin ölçülerine göre davranalım. Aksi takdirde ilerde kardeşler olarak bir araya geldiğimizde birbirimizin yüzüne bakamayacağımız bir durumla karşı karşıya gelebiliriz.

Değerli Kardeşlerim,
Sevgili peygamberimizin şu sözüne kulak vererek hutbemizi bitirelim. “Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki, bir gün sevmeyeceğin bir kişi olabilir. Düşman olduğun ve buğzettiğin kişiye de ölçülü muamelede bulun ki, günün birinde çok sevdiğin bir kimse olabilir.”

Hüseyin DEMİRTAŞ
Çaycuma Müftüsü

1- Hucurat,10
2- Haşr Suresi: 9
3- Tirmizi, 1997)