ZONGULDAK
EYLÜL 2008
19.09.2008

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
فَكُلُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّهُ حَلالاً طَيِّباً
وَاشْكُرُواْ نِعْمَتَ اللّهِ إِن كُنتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

ŞÜKÜR NİMETLERİ ARTIRIR

Muhterem Müslümanlar!
Lütufları sayıya sığmayan, nimetlerinin arkası kesilmeyen Rabbimize karşı şükretmek her Müslüman‘a farzdır. Nimetlere şükretmek onu ikram eden Rezzak’ın büyüklüğünü itiraf etmektir.
Şükür Allah’u Tealanın ihsan ettiği nimetleri dil ile ikrar ve kalp ile tastik etmektir.
Yüce Allah (c.c.) Kuran-ı Kerim de “Hatırlayın ki Rabbiniz size: Eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırım. Eğer nankörlük edersiniz azabım çok şiddetlidir.”1
Yine başka bir ayet-i kerimede; “O istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.”2  buyurmuştur..

Muhterem Cemaat!
Allah-u Tealanın bize olan en büyük nimeti İslam dinidir. Bu nimet ahiret hayatının ebedi nimetlerini elde etmeye vesiledir.
Rabbimizin bizi insan olarak yaratması, anlamak için akıl, görmek için göz, işitmek için kulak ihsan etmesi hep birer nimet değil midir?

 

Bir ayet-i kerimede “Allah sizi, analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda ikençıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi”3 buyrulmaktadır.
Her gün alıp verdiğimiz nefesler nimet değil midir? Bir an nefes alamadığımızı düşünürsek dünya başımıza zindan olur.
Yiyip içtiğimiz şeyler, ekmeği suyu eti sütü her biri bir nimet değil midir?
Bunların hepsi bize Allah‘a şükretmek için verilmiştir. Bir ayeti kerimede;  “Artık Allah’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız ona ibadet ediyorsanız, Allah’ın nimetine şükredir.”4 buyurmaktadır.
Bir hadis-i şerifte Peygamber efendimiz (sav); “Şükrünü eda ettiğin az bir mal, şükrünü eda etmediğin çok maldan hayırlıdır.” buyurmuştur.
Zikreden dil, şükreden kalp, sabreden beden ve iman sahibi iyi bir zevce kimde bulunursa o kimse dünya ve ahiret hayırlarına erişmiştir.
Rabbimizin ikram ettiği nimetleri onun razı olduğu işlere ve emrine uygun şekilde sarf etmek nimetin kadrini bilmek demektir.
Hutbemi Peygamber efendimizin şu sözleriyle bitiriyorum.
Allah‘ın ihsan ettiği yemeği yiyipte şükreden kimseye, oruç tutupta sabredene verilen ecir verilir.” buyrulur.

Muhammed KARA
Örmeci Köyü Çay Mah. Cami İmam Hatibi / GÖKÇEBEY

Kaynaklar:
1-İbrahim 7
2-İbrahim 34                                                                        
3-Nahl 78
4-Nahl 114
5-Fyzul Kadr c4 s.526
6-Fyzul Kadr c2 s.500